2 Mayıs 2013 Perşembe

Devlet okulu mu , Özel okul mu???




Kafam karışık yine bu aralar...Önümüzdeki dönem ilkokul 1' e başlayacaz ya.. Ne zamandır kafamın derinliklerinde sırasını  bekleyen bir soru gündeme oturdu şimdi...
İrem'i devlet okuluna mı göndermeliyiz , koleje mi...İlk etapta maddi imkanlar elveriyorsa kolej tabi ki diye düşünüyor insan..Ama gel gör ki , çocuğunu koleje gönderen bir kişi bile tavsiye etmiyor arkadaş çevremde..
Doğru olan ne ? İrem için en iyisi ne? Ve değer mi gerçekten? Tabi ki öncelikle öğretmen  , öğrenci ve ailede bitiyor herşey bunu biliyorum...ve yine de  kafamın içinde iki farklı düşünce beliriyor.
Bir yandan gösteriş meraklısı velilerle , birbirleriyle marka konusunda yarışan öğrencilerle uğraşmak istemiyorum..Koleje harcayacağımız parayı biriktirip gerekirse  ilerde yurt dışında dil eğitimi aldırırız yada özel üniversiteye yollarız.Bizde boş ebeveynler değiliz. Dışarıdan destekleriz. Sosyal faaliyetler zaten hep vardı irem'de...diyorum.
Ama bir yandan ingilizce ve diğer derslerde irem'in iyi bir eğitim almasını istiyorum...Kalabalık sınıflarda okumasını istemiyorum...
Yani anlayacağınız boşa koysam dolmuyor , doluya  koysam
almıyor. İkisininde artılarını eksilerini alt alta yazdığımda devlet okulu daha ağır basıyor sanki..Sizce??

25 Nisan 2013 Perşembe

Şurup içirme tekniklerini bilen varsa beri gelsin....


Malesef  zavallı berra'nın uzun süredir kullandığı ilaçları görmektesiniz efendim.. Hergün bunları içirirken ne taklalar attığımı  sanırım tahmin edersiniz..
Alerjik bünyesinden mütevellit hiç iyileşemiyor ne yazık ki...
Berra'nın doğumuyla yeni yeni hastalıklar öğrendik biz..Allah'a şükür çoğunu da atlattık. 
Doğumda zorlanma nedeniyle sol omzundaki klavikula kemiği çatladı..3 haftaya yakın sargılı kaldı sol kolu..
Doğumdan hemen sonra yapılan işitme testini geçemedi hemen. Birer hafta arayla 3 defa gittik.3.de geçebildi.
Yine doğumdan hemen sonra topuktan alınan kan ile ilgili hiç beklemediğim bir anda sağlık müdürlüğünden aradılar..Hormonel bir bozukluk olduğunu söylediler..2.defa verdiğimiz kanda birşey çıkmadı...
Yumurtalığında 4 cm ' e kadar çıkan ve 5 cm olduğunda ameliyat edilmesi gereken bir kist vardı. Ki bu bizi en çok korkutan ve üzen olmuştu..Allah' a şükür 6. aydan sonra kist küçülmeye başladı. Şuanda 1 cm 'in altında...
Göğüs kafesinin tam  gelişmemiş olmasından dolayı göğüs duvarında yapı bozukluğu var..Bunun için ise önerilen D vitamini , Balık yağı ve ileri ki yaşlarda yüzme...
Kansızlığı var.Ki bu artık en sıradanı oldu sanırım...
Ve en son olarak ta  neyden kaynaklandığı yapılan testlerle bulunamayan , sürekli hasta olan alerjik bir bünyesi var berra hanımın :)..
Ama Allah' a şükür hepsinin var dermanı.. Hep şükrettik , hep şükrediyoruz Allah'a. Bunlar hiçbirşey değil. Daha büyük hastalıklardan korusun Allah'ım çocuklarımızı , Dermansız dert vermesin inş..


16 Nisan 2013 Salı

Tek üzüntümüz bu olsun





Daha sık yazmalıyım diyorum oysa sürekli ....Ama yaşadıklarımızı , yaptıklarımızı , her geçen gün nasıl hızla büyüdüğümüzü şu bilgisayara dökmek zor geliyor işte..Yazıya dökünce aynı hissi anlatamayacakmışım gibi sanki..Halbuki  pişman olacam ilerde biliyorum..Bugünlere dair ne az yazı yazmışım diye...Ne söylersem bahane..Daha çok yazmalıyım , daha  çok not almalıyım  buraya kızları , ne tatlı büyüdüklerini , berra'nın bu aralar son derece taklitçi olduğunu , ablasının her haraketini dikkatle izleyip en ince ayrıntısına kadar taklit ettiğini  ve çok düşünceli , onu çok seven bir ablasının olduğunu yazmalıyım  dimi ...  
Evet daha sık yazmalıyım , bu sefer kararlıyım...::)))






7 Şubat 2013 Perşembe

2 Çocukla Umre



 

2007 nisan doğumlu İrem ve 2011 aralık doğumlu berra ile geçtiğimiz hafta 10 günlüğüne umreye gittik biz....Çocuklarla çok zor olur diyenlere inat..::)) O havayı  çocuklarında teneffüs etmesini istedik. özellikle irem'i götürmeyi çok istedik..Tabiki zor olur diyenler haklıydı.İrem bizi hiç yormadı , nekadar güçlü ,dayanıklı ve sabırlı olduğunu gösterdi bize her fırsatta..Nihayetinde 5,5 yaşında bir çocuk..Hernekadar çok sevsede kabeyi ve kokusunu ...tavafa , saya ,





mescitlere bizim yüklediğimiz anlamı yüklemesini beklemek doğru olmazdı.Bu nedenle bizde elimizden geldiği kadar sıkmamaya çalıştık onu..Güzel hediyeler aldık , tavafı herkesi geçme yarışmasına çevirdik, hergün dondurma aldık. Ne olursa olsun önemli olan meşakkatli görevleriyle asker ocağını andıran umre ziyaretimizi onun güzel hatırlamasıydı..
Ama açık söylemek gerekirse berra düşündüğümden daha çok yordu beni..özellikle mekke'de...Kabe'nin içine bebek arabasını almamaları da bizi bayağ zorladı.
Ama sanırım medine'nin yumuşak havası ona da yansımış olmalı ki orda daha sakindi..
Hernekedar ibadetlerimizi eşimle dönüşümlü yapmaya çalışsakta pek istediğim kadar yapamadım hiçbirşeyi.. Berra fazla uyumadı ve bolca ağlayarak





cemaate katıldığım nadir namazlarda inletti kabeyi ve mescidi nebeviyi..Orada yapılan ibadetlerin sevabının kat kat olduğunu düşündükçe hep daha çok namaz kılmak,daha çok tavaf yapmak istiyorsun..Tabi berra ile bu pek mümkün olmadı.. Allah cc. yapabildiğimiz kadarını fazlasıyla kabul eder inş..









Mekke'nin ve Medine'nin  şuan kış mevsimi olduğu için çok sıcak değildi.Bu nedenlede rahattık..Sabahları ve akşamları hafif serin

oldu sadece..Paltolarını giydirdim çoçuklara..gün içersindede ince bir tşört ve üstüne duruma göre hırka aldılar..
Bu mevsimde çocukla beraber gidecek olanlara tavsiyem ,uzun kollu tşörtler , hırkalar  kesinlikle alınmalı...Ve çocukları oyalamak için bol miktarda şeker , kraker , çikolata..


Ordaki pakistanlı  , iranlı çocuklara vermek
içinde tabi..Çok hoşlarına gidiyor..


 Ben yanımda 4-5 çift patikte götürmüştüm vermek için.Çok mutlu oldu verdiğim pakistanlı , endenozyalı bayanlar...Birde kabe'de ve mescidi nebevide çalışan temizlikçilere sadaka verildiğinde çok mutlu oluyorlar..Yanlız birine verirken diğerleri görmemesi lazım.."selamün aleyküm hacı" diye takılıyorlar peşine::))
 







 
Velhasılı kelam gidilmesi görülmesi gereken yerler..Çok farklı atmosfer...Tüm zorluklarına rağmen herşey okadar güzel geliyor ki orada..Kabe'nin görüntüsü , medinenin o gül kokusu...






Rabbim isteyenlere oraları görebilmeyi , bizlere de tekrar gidebilmeyi nasip eder inş..Tabi bu arada 14 aylık bir bebeğiniz varsa ve bırakabileceğiniz biriside varsa hiç düşünmeyin bırakın..::)))

16 Ocak 2013 Çarşamba

Aile Fotoğrafımız


 
 



 
Fazla aile fotoğrafımız yok bizim..Birbirimizi çekmekten sanırım hepbirlikte çekilmeyi ihmal ediyoruz..Ama irem sağolsun bu eksiği kapatıyor hep::))  İrem'in elinden çıkma birsürü aile resmimiz var bizim..Rengarenk , kalpli , şekilli ve en önemlisi hepimiz uzun boylu , ince belli::)))
Ne yazık ki berra yürüme konusunda bayağ bir mesafe katetsede ablasının gözünde hala emekliyor::))

 

7 Ocak 2013 Pazartesi

Bugünü not etmessem ayıp olur.....

Uzun zamandır oturamadım bloğun başına...Ara verince de öyle bir soğukluk giriyor ki... Lakin bugünü not almassam haksızlık olurdu berra'ya..Minik prensesim ilerde bloğa baktığında fazlasıyla kızacak zaten bana::)) İrem'deki gibi her detayı yazamıyorum malesef..Bilgisayarın başına oturmak , düşünmek , birşeyler karalamak için eskisi gibi vakit yok...
Ama berra'cım olurda okursan ilerde bu satırları..Şunu bil....


"Seni çok ama çok seviyorum, seviyoruz,  öylesine tatlı , okadar sevimlisin ki...o kocaman ve cam gibi parlak gözlerinle bi bakış atıyorsun , hepimizin içini deliyorsun...
zaman çok hızlı akıp geçiyor. 13 ayını doldurdun. Buraya ekleyemesemde çok güzel bir doğumgünü yaptık sana..
Ve ilk defa bugün  , önce 4-5 adım ,daha sonra 8, 9 hatta 10 adım atarak yürümeye doğru yol aldın , çok sevindirdin , çok mutlu ettin bizi annecim.ablan şimdiden seninle yazın neler yapacağı hakkında hayaller kurup duruyor...Seninle kurduğu hayallerin sonu yok...::))) Bir ömür rabbim ayırmasın sizi birbirinizden ...

 
Ablanla birlikte değerlenen hayatımızı daha da değerlendirdin , çok şey kattın , sevgimizi çoğalttın , Bir kalpte 2 sevgi nasıl barınırmış öğrettin bize annecim...
Allah neşeni , yüzündeki o şirin gülümsemeleri hiç bozmasın benim afacan kızım..."

12 Ekim 2012 Cuma

Psikolojim Darmadağın

Kötüyüm 2 gündür , çok kötü hemde..
Evimize hırsız girdi perşembe akşamı.Berra'nın ve benim altınları götürmüş. Başka bişeye dokunamamış malesef..Sanırım geldiğimizde iş üstündeydi, ne cesaret 1,5 - 2 saat gibi kısa bir zaman diliminde eve girmiş...O günden beri ağlıyorum , durup durup küfrediyorum ve çok korkuyorum..Paranoyak oldum resmen..5 milyara yakın kaybımız var ama beni en çok üzen annemden kalan alyansın gitmesi oldu...Ve evi ilk gördüğüm anı hiç unutamıyorum ..
Hep duysamda hiç birebir yaşamamıştım .Allah kimsenin başına vermesin...

5 Ekim 2012 Cuma

Geceyarısı Operasyonu: Çılgın Tütü













Kabarık etek meraklısı irem hanımın gönlünü yapmak için gecenin bir yarısı ordan burdan topladığım tüllerden tütü yaptık birlikte. Bu ilk deneme benim pek hoşuma gitmesede irem'in evdeki dans gösterileri için idare eder::)) Adına da çılgın tütü taktı nedense.:))
 
Gerçi ona kalsa bu etekle okula da gitmek istedi. Ama zar zor ikna edebildik küçük hanımı.
En kısa zamanda güzel bir tül alıp doğru düzgün bir tütü yapmalıyım kızıma..
 
 

17 Eylül 2012 Pazartesi

Şimdi Anaokullu Olduk.



1.sınıf mı anaokul mu , öylemi yapsak böyle mi yapsak, 2 yıl kreşe gitti 1 'e mi başlatsak..daha çok küçük ne yapsak vs.....tartışmaları son buldu nihayet. irem bugün itibariyle anaokuluna başladı. Gerçi geçen hafta da uyum programı çerçevesinde 1 saat götürüp getirmiştik.. Ama bugün 12.30 tan 5 'e kadar kaldı kuzucum okulda. Ve son derece rahattı , alışkındı...Öğretmenini de çok sevdik. Tatlı bir bayan.
Öğlencilikte rahatmış buarada. En azından bu dönem erken yatırma derdinden kurtuldum::))




16 Eylül 2012 Pazar

Minik Su Kuşum...

Küçüklüğünden beri pek meraklı irem hanım denize , havuza...Yorulmak , korkmak nedir bilmez hiç. Benim bile kayarken korktuğum upuzun kaydıraklardan kayar , hiç düşünmeden atlar derin havuzlara ,defalarca...
4 yaşını doldurduğundan beri bizde hep göndermeyi istedik aslında yüzme kursuna . Ama hep bir aksilik çıktı ve nasip olmadı bir türlü..Ve nihayet başlayabildi irem hanım yüzme kursuna..Kolluksuz , yeleksiz hocasıyla havuza ilk atladığında oturduğum yerden kalbim çıkacaktı neredeyse.
Bu yaz amatörce kıyılarda yüzmeye çalışsa da minik balığım , sanırım önümüzdeki yaz profosyonel bir yüzücü olarak boy gösterecek derin sularda..Tabi Allah'ın izniyle devam edebilirsek...