10 Mart 2014 Pazartesi
Diş Perisine Selamlar::))
16 Şubat 2012 Perşembe
İkinci çocuk kolay , iki çocuk zor
30 Ocak 2012 Pazartesi
En güzel kahvaltı soframız...
Ne denir ki bu soru karşısında :::))))))
23 Ekim 2011 Pazar
" Motor " kelimesinin bana ettiği....
Kafasına takılmış gece gece küçük hanımın .."Hiç anlamıyorum anne " dedi.."çamaşır makinası çamaşırları sadece döndürüyo , nasıl temizlemiş oluyor"
Başladım bende bilmiş bilmiş anlatmaya."bak annecim makinanın içine çamaşırları koyuyoruz ,kapağını kapatıp, düğmelerle programı ayarlıyoruz ya makinanın içi su doluyor ,deterjanlı su ile dönmeye başlıyor , Döne döne çamaşırlar kenara iyice yapışıyor , bu hareket çamaşırların kenarlara iyice itilmesini sağlıyor , kenarlara yapışan çamaşırlar o minik deliklerden çıkamıyor ama üzerindeki lekeler deliklerden akıp gidiyor......." Tabi karşılıklı soru cevap şeklinde giden bu konuşmamız 10 dk yı geçti ..
Yine de küçük hanımı ikna edemedim ki o esnada odaya giren babasına da aynı soruyu sordu..
" makinanın içinde motor var kızım , o döndürüyor makinayı , çamaşırlarda temizlenmiş oluyor" oldu babasının cevabı da...
Biraz düşündü irem ..
"Hıım ikinizi de dinledim şimdi doğru olanı söylüyoruuuum , babamın ki çok doğruydu" dedi bana.
"Ama annecim bende açıkladım daha uzun bir şekilde , hem farklı bişey de söylemedim ki , neresi yanlıştı"
"Babamın ki daha doğruydu çünkü o motor dedi , sen motor demedin.." ::(((((((
(son fotoğrafta dedesinin ve teyzesinin doomgünüsünü kutlarken görülüyor çokbilmiş hanım)
6 Eylül 2011 Salı
Artık 5 yaş sınıfındayız::))
Biz bile 10 günlük tatilden sonra işe başlamakta zorlandıysak , onun okul deyince biraz korkması normaldi tabiki...
İlk haftadan sonra alışacağına emindim ama ben...
Biraz çekinerek girse de okul bahçesine , zorluk çıkarmadan çıktı sınıfına benim güzel kızım..
Geçen dönem öğleden sonrası uyku ve oyun ile geçtiği için yarım gün göndermeyi tercih etmiştim , 5 yaş grubunda dersler artmış , uyku kalkmış , çıkış saati 4 oldu.
Bu da biraz korkuttu beni sanırım , çok yorulacak diye.
Akşam yemeğini yer yemez attı kendini yatağına ..Her gece en az 2 hikaye okutturmadan uyumayan kız , ilk hikayenin yarısında , saat 9:15 te daldı uykuya..
Canım kızım , yorucu bir hayat seni bekliyor::)) Daha şimdiden başladın erken mesailere , okul derslerine ..Umarım azmin , merakın hiç azalmaz , hiç sıkılma emi , yoksa her daim doğru mu yapıyoruz diye düşünen annen iyice vicdan yapacak...Seni çok seviyoruz bebeğim , ilk göz ağrım...
14 Haziran 2011 Salı
Yaşasın Kız Egemenliği::)))
Bu sabah doktor kontrolüm vardı . Veeee bebişin heyecanla beklediğimiz cinsiyetini öğrendiiiiik.
Büyük olasılıkla " kız " dedi doktor..yani bir açık kapı daha bıraktı , sağlıklı olması tabiki önemli olan..Ama sanırım ben kıza doyamiyacam , hayırlısı olsun , sağlıklı olsun desemde çooook sevindim..3 kız kardeşim var ve kız kardeşin ne kadar önemli olduğunu biliyorum .
Biz en kötü günümüzde hep birlikteydik . Hep destektik birbirimize .Hep bu duyguyu irem'de yaşasın istedim . Bizim yaşadığımız sıkıntıları yaşamasınlar . Allah onları bizlerden , bizleri onlardan ayırmasın ama , destek olsunlar birbirlerine en kötü günlerinde , birbirlerinin sırdaşı , dostu olsunlar istedim hep .Bir erkek kardeşim olmadığı için bilemiyorum , erkeklerle de bukadar samimi olunabilir mi , olunur belki de . Ama ben irem'in bir kız kardeşi olmasını çok istedim , Allah' a şükür ..Gönlümüze göre verdi:)
Şimdi sıra isim bulmada . Güzel bir kız ismi arıyoruz efendim bilgilerinize::)))
17 Mayıs 2011 Salı
İşte o minicik durum:)
Hani yorgunluğuma ve halsizliğime sebep minicik bir durum var demiştim ya , sormuştunuz o durum ne diye.::))
İşte yukardaki "fasulye" bu halimin sebebi.
bugün itibariyle kendileri 12 hafta 2 günlük olmuş durumdalar..
İrem'in duaları tuttu anlayacağınız:)
Kendisine uzun bir süre daha söylemeyi düşünmüyordum aslında kardeşi olacağını.
Ama hem ben biraz sabırsız olunca , hem de irem'in "hep uyuyosun annecim , hiç benimle koşmuyosun annecim , hadi yarış yapalım annecim " gibi cümlelerine maruz kalmaktansa gerçeği açıklama ihtiyacı hissettim. Ve daha sonra verdiği ilk tepkiyi videoya almadığıma çok pişman oldum.
Hiç bukadar şaşıracağını , sevineceğini ve duygulanacağını tahmin etmiyordum. Gözleri doldu resmen çocuğun..Öptü defalarca beni ve karnımı .. " çok teşekkür ederim annecim , çok teşekkür ederim " deyip durdu..
O günden beri de son derece anlayışlı , biraz hızlı haraket etsem, " kardeşim var anne dikkat et , koşma , yavaş ol " gibi sürekli ikazlarda bulunuyor..
Ama ne zaman büyüyecek kardeşim , ne zaman doğacak diye merak ta etmeden duramıyor..
İnş sağlıklı sıhhatle doğduğu , ablasıyla birlikte oynadığı günleri de görürüz..
Bu arada bu hamilelikte farklı bir ruh hali içindeyim sanki , irem de nekadar heyecanlanıyordum.. Herşeyi onda tatmışım sanki. İçimde bir canlı büyüyor ama ben hala hamile moduna giremedim...
27 Nisan 2011 Çarşamba
Uykuuu , uykuu, bütün istediğim buyduuu::))))
Bir türlü gelemeyen baharın , iyice düzensizleşen TSH hormonlarımın ve bir de minicik bir durumun?? ;) bunda çok etkisi var tabi..
Leyla gibi dolaşıyorum iş yerinde..Bilgisayarın başına oturduğum an kapanıyor gözlerim...Ah bu işyerlerinde bir de uyku odası olsa ya yasa gereği:))
Ama öncesinde şu masamın kenarına kıvrılıp bir uyumam gerek:)
Dipnot: Fotoğraflar odamdaki deniz akvaryumundan. Akvaryumun içinde bulunan balıklar , anemonlar , mercanlar , rengarenk şakayıklar , onlarca deniz minareleri ve arasırada olsa kayalıkların arasından korka korka başını çıkaran karides bir nebzede olsa rahatlatıyor beni. O yaratılış harikalarına her baktığımda onları bu kadar kusursuz yaratan Allah'a bir kez daha şükrediyorum..
10 Mart 2011 Perşembe
Bir Kar Masalı;)
"Karların üstüne yatmak istiyorum" dedin , yüzüme baktın .. "Yat annecim" dedim , "ıslanmazmıyım" dedin. "Önemli değil" dedim..Yattın , iyice yapıştırdın kendini yere, izin daha iyi çıkarmış , öyle söyledin;)..
Karda kayan çocukları gördün , "bende kaymak istiyorum" dedin , yüzüme baktın, hep benden bir onay bekliyormuş gibi.."Kay annecim" dedim ."Çamur olmaz mı " dedin.. "Çamur olması önemli değil , sana birşey olmasın , dikkatli ol" dedim. "Sen meyak etme annecim" dedin. Tırmandın hızlı hızlı , eldivensiz ellerinle , ben eldivenle bile donarken..
Minicik bir kardan adam yaptık seninle , yapraktan ağız , kurumuş dallardan göz ve burun yaptık. Daha resmini bile çekemeden bir tekme attın , "yıkmak çok zevkliymiş" dedin:)
Bu sefer daha soğuktu sanki kar. Seninle bundan bile zevk aldım ya , bende buna şaştım..
Çok özlüyorum seni , işyerindeyken sana kavuşacağım anı iple çekiyorum hep.. Ama büyüdüğünden midir nedir, bu aralar sevdirmiyorsun bile kendini fazla. Hep bir meşgalen var , özellikle resim yapmak..Hiç bıkmadan sürekli birşeyler çiziyorsun. Yaptığın her resme çok değer veriyorsun , tıpkı bizim onlara çok değer verdiğimiz gibi.. Bana şimdiden " annecim kardeşim olursa resimlerimi yırtar diye korkuyorum , ozaman ne yapmalıyım "diye sordun.."Kardeşim bunları yırtmanı ve dokunmanı istemiyorum " dersin güzel bir şekilde , seni dinler çünkü sen onun ablası olacaksın, dedim. "tamam , oyuncaklarıma ve boyalarıma dokunabilir , izin almasına gerek yok ama resimlerime ve kağıtlarıma dokunmasını istemiyorum"dedin. "istersen oyuncakların ve boyaların içinde senden izin alabilir." dedim ve verdiğin cevap karşısında ben utandım. "Yok annecim gerek yok , sürekli izin mi alacak çocuk , izin istemek olmasın, ben onla mı uğraşcam, oyuncaklarla oynasın işte orda duruyor" .
"Haklısın , sen bilirsin annecim . onlar senin, sen nasıl istiyorsan öyle olsun" dedim...
Bu aralar bir kardeş isteğidir gidiyor , bakalım ne olacak bu işin sonu;))
7 Şubat 2011 Pazartesi
Az biraz vakit buldum..
Yazamadım ne zamandır ...vakitsizlik , isteksizlik vs vs...derken 2 hafta mı olmuş en son yazalı buraya..yoğunum bu aralar , işyerinde , evde, başka başka işlerle ...Ara verince de sanırım heves iyice gidiyor..
İrem hastaydı bir süredir , O hasta olurda ben eksik kalırmıyım :) İyiyiz şimdi çok şükür..
Kreşe uyum konusunda da çok iyi..nazar değmesin maşallah. Pek hevesli , pek istekli şuaralar. İyi ki diyorum bazen , hemen kreşten alma kararı vermemişiz, iyi ki sabredip , bize yaptığı her türlü eziyete katlanmışız küçük hanımın..
Tiyatrolarımız , gezmelerimiz ve tozmalarımıza gelince tam gaz devam..Bir o konuda heves kaçmıyor zaten..
Olsun diyoruz , bunada şükür diyoruz, asla şikayet etmiyoruz ,aaa yoksa şikayet mi ettim sandınız , ne ayıp ne ayıp , sağlıklı olsun, hep yanımızda olsun ,başka da birşey istemeyiz..
8 Aralık 2010 Çarşamba
Kefirim Büyüyor..
Uzuuun bir süredir kefir tanesi arıyordum ,aradığım kefir taneleri ayağıma kadar geldi. İşyerinden bir arkadaş getirdi şirkete .Önce 2 haftaya yakın işyerinde mayaladık ve kefir taneleri büyünce bende bir parça aldım kendime.
Kefir mayalamanın da şartları var tabi. Asla metale değmemesi gerekiyor. Kefir tanelerinin üstüne kaynatılmış inek sütü (marketten aldığım kutu sütü kullanıyorum ben) ilave ediyoruz. Ve 18-24 saat arası oda sıcaklığında ışık görmeyen bir yerde bekletiyoruz. Daha sonra plastik süzgeçte süzüp ,kefir tanelerini kavanoza koyup aynı işlemi tekrarlıyoruz..Ve kefirimizi afiyetle içiyoruz , içiriyoruz...
22 Kasım 2010 Pazartesi
Fotosuz bir posttan post olur mu ??
Gezdiklerimiz , gördüklerimiz , yaptıklarımız , yediklerimiz , dokunduklarımız , sevdiklerimiz , mutluluklarımız... bi dolu fotoğraf kayboldu gitti bilgisayardan malesef..
Sildik mi , silindi mi , yoksa hiç olmamışmıydı ne oldu anlamadık, bir sürü kurtarma programı da işe yaramadı malesef..
"Canımız sağolsun " dese de eşim , fotoğrafa ve fotoğraf çekmeye aşırı meraklı ben , öle düşünemiyorum malesef ..
Napiiym sanki fotoğraf çekmeyince , yaşadığımız güzel anıları saklamayınca anlamı yok gibi geliyor bana. ::)))
Yani şimdi biz tüm bayram boyunca trakyayı dolaşırken , o bahçelerde gezerken her çiçeğin yanında , ağaçlardan ayva toplarken , inekler yanımızda sağılırken , kuzinede börekler yapılırken boşuna mı poz verdik her bişeyin yanında ve benim prensesim avluda çılgınlar gibi bisiklet sürerken , nenesiyle sarmaş dolaş öpüşüp koklaşırken boşunamı gülümsedi fotoğraf makinesine ...
ooof oooff napalım canımız sağolsun :( hüngürt haşırt
5 Kasım 2010 Cuma
En çok "tık" alan 5 yazımız....
Bu aralar sıkça okuduğum ama nedense merak edip te istatistiklere girip bakmadığım bir mimdi bu.. Bu sayede yazılarımızın istatistiğinin tutulduğunuda öğrenmiş oldum::)))
En çok okunan 5 postumuz nelermiş bakalım...
1.) Forum İstanbul'dayız... Bayrampaşa'da bulunan Forum İstanbul'da katıldığımız oyun grubunda ve şişme oyun parkında çektiğim resimlerin ve videonun bulunduğu bir posttu. Herhangibir yazımda yok ama nedense çooook fazla tıklanmış ::))) Bende şaşırdım doğrusu..teşekkürler efeniimm..
2.) Konjonktivit... Hatırlamak istemediğimiz ama hiçte unutmayacağımız bir süreçti bizim için. Zor günlerdi.. Bunu unutturacak başka bir dertte vermesin Allahım inş..
İrem yüzünde hala bu hastalığın izlerini taşısa da bunada şükür diyoruz...
3.) Edirne... Çoook uzun bir aradan sonra Edirne'ye yaptığımız kısacık bir gezide hissettiklerimi paylaşmıştım bu postta. Ve bu yazımda en çok okunan ilk 5'te yerini almış...
4.) Bizde Kreşli Olduk... İrem'in kreşe başladığı ilk gün kaleme almıştım bu yazıyı ..Ay çok yazarımsı mı oldu ne ::)))
Ne mutluydum o gün.. hiç sıkıntı çıkarmamıştı bana irem. Ve eylül ayı boyunca hep te böyle devam etmişti. Taa ki hastalığından dolayı uzun bir ara verene kadar.
3 hafta ara vererek Ekim ayının son haftası başladık tekrar kreşe..
Ama sanırım bu ara hiç iyi gelmedi irem'e.. Şu sıralar gerçekten zor günler geçiriyorum ...
Kreşe yeniden alış(tır)ması bi hayli zor oluyor benim için ..
Bayramdan sonraki hafta yeni baştan bir karar vermek zorunda kalabiliriz ..Bu da ozamanın postu olsun...
5.) Çalışmak ve Anne Olmak... Çoook eskileerden bir parça ::)) İrem 1,5 yaşlarındaydı ben işe başladığımda ve o zamana dek ben hep onunlaydım.. Ne zor gelmişti çalışmaya başladığım ilk haftalar bana ondan ayrı kalmak... Gerçi hala öyle aslında..
Polyanna'yı oynamaya gerek yok..Zor kardeşim zor çalışan bir anne olmak... Hele bu ülkede bir özel sektördeysen ve güzelim bir cumartesi günü işyerindeki bilgisayarından bu yazıyı yazıyorsan daha da zor....
11 Ekim 2010 Pazartesi
Kızım İyileşiyor...
Yüzüne bakmaya kıyamadığımız kızımızın bu hale gelmesi , üstelik bir anda ve nasıl olduğunu anlayamadan.... çok üzdü bizi çook.
Ama Allah'a şükür cumadan beri iyileşme sürecine girdi. Şuan şişlikler inmiş durumda ve yaraları büyük oranda geçti gibi.
Yavaş yavaş iyileşiyor prensesim, Allah dermansız dert vermesin, çocuklarımızla imtihan etmesin bizi, çok zor çok acı...
İrem'in bu halinin fotoğrafını koymak istemedim buraya, kalmasın hafızalarda o hali , üzülmesin kimse daha fazla. Biz yeteri kadar üzüldük ve ağladık geçen hafta :(
Üzüldüğüm başka bir noktada kreşteki derslerinden geri kalması oldu. Üstelik okuluna bu kadar kolay ve güzel alışmışken. Ama tabi önemli olan irem'in iyileşmesi .. Ekim ayında göndermeyi düşünmüyorum irem'i kreşe. Kasım başı gibi tekrar başlarız inş. sağlıkla sıhhatle....
Arayan ,soran ,mesaj gönderen tüm arkadaşlarımıza , yakınlarımıza da buradan çok teşekkür ediyorum.
4 Ekim 2010 Pazartesi
Veli Sıfatıyla İlk Toplantımız...
Kızımın koştuğu , oynadığı ,tepindiği sınıfında ,onun oturduğu koltuklarda oturarak pür dikkat dinledik örtmenlerini :)
İngilizce öğretmenleri konuştu önce.Çocuklar ona "tiiiçır öööretmenim " diyorlarmış. ve ingilizce bir kaç kelime öğrenmişler , şaşırdık açıkcası , evde daha ingilizce bir kelime duymuş değiliz irem'den:) Ama okulda anne , baba , büyük anne , kedi gibi birkaç kelimeyi öğrenmişler , bekliyoruz bakalım irem hanım nezaman şakiicak:)
Ve genel olarak ta çok güzel şeyler söyledi örtmeni irem hakkında, sınıfta çok uyumlu ve rahat olmasından ,arkadaşlarıyla çok iyi geçindiğinden , hiç yemek seçmediğinden bahsetti, öğretmenleriyle konuşurken de pek kibarmış bizim kız.
Yanlız biraz fazla süslüymüş:) Rahat , eşorfman tarzı kıyafetler giydirin dedi öğretmeni ama ne bilsin tabi küçük hanımın sabahları yatakten "ne giyecem annecim , süslencem ben tamammı " diye kalktığını....
23 Eylül 2010 Perşembe
Söööle Bakalım ???
1 Eylül 2010 Çarşamba
Bizde Kreşli Olduk:)))
Bugün için fazla fotoğraf çekemedim öğretmeniyle konuşmaktan. Zamanla bol bol fotoğraf çekerim inş .Öğretmenleri de sınıf ortamında çekip cd halinde veriyorlarmış zaten.
12 Ağustos 2010 Perşembe
İrem'in Caillou Aşkı:)

26 Temmuz 2010 Pazartesi
Edirne....
26 Haziran 2010 Cumartesi
Babacığın Doğumgününden...