3 Nisan 2012 Salı

En değerli postumuz::))




İrem'in okulunda özel olarak isteyen ailelerin çocuklarına kuran eğitimi de veriliyor.
Küçük yaşta verilen bu eğitimin daha kalıcı ve etkili olduğunu bildiğimizden ve yine erken yaşta öğrenilen kuran'ın ruhsal ve bedensel sağlığı ve hafızasının gelişimi için çok faydalı olduğunu düşündüğümüz için biz de hep istedik irem'in kuran öğrenmesini.
Daha yaşı küçük diye geciktirilen kuran ve dini eğitim eksikliği çocuğun ruh ve zihin dünyasında ciddi boşluklara sebep olur. Bu eğitimler çocuğa ilerde daha zor gelir. Ve ne yazık ki bu çocuk ailenin karşısına problemli bir çocuk olarak bile çıkabilir.
Bu nedenle geçen sene başlayan süre ezberleme , anlatımlı - oyunlu peygamberler ahlakı ve hayatı derslerine bu sene başında kuran eğitimi de eklenmişti.
İrem'i sıkmamak adına öğretmeniyle beraber aylara bölerek yavaş yavaş çalıştırmalarımız neticesinde yaklaşık 2 ay önce geçmişti irem aslında kurana. Ama sınıfında kuran'a geçmek üzere olan diğer arkadaşlarını da beklediler.
Ve nihayet kuran törenimizi de yaptık , heyecanla..Veeee kaptık öğretmenimizin hediyesi kocaman gamze bebeğimizi::))
Allah'a şükrettik bol bol.
Ve gurur duyacağımız daha nice başarıların da yanında olmayı diledik.


27 Mart 2012 Salı

parmaklar firarda::)))

Bu minik firarperest parmakların sahibi bu aralar en büyük eğlencemiz::)))


6 Mart 2012 Salı

Bu ne sevgi aahhh..



Berra'ya hamileyken fazla birşey hissetmemiştim ben. Tamam hamileydim ve bizde istemiştik bu çocuğu .ama daha çok irem'e kardeş olsun diye istedik sanırım.
Maksat o yanlız büyümesin idi.
Hamileliğimin sonuna kadar da böyle devam etti. Fazla özenemedim irem'de ki gibi nedense. Fazla heyecan yapmadım.
Benim için öncelik hep iremdi hayatımda. onun gibi hiçbir çocuğu sevemem sandım.Ona sarıldığım gibi sarılamam. Ona hissettiklerimi hissedemem sandım.
Kardeşi olsada irem'e olan ilgim azalmicak , zamanımın büyük bir çoğunluğunu onunla geçirecem dedim hep.
Ta ki o hastane odasında berra'yı kucağıma verdikleri o an. o emdikçe sevgiside büyüdü , büyüdü içimde.Ve şimdi her hareketinde,her gelişiminde , acıktığında deli gibi heryere her saldırdığında ,önüne gelen herşeyi emmeye çalışmasında , emerken göz göze geldiğimiz her dakikada , karşısındaki insan konuştuğunda ağzını aça aça gülmesine , kıkırdamasına içim eriyor benimde, bayılıyorum onu izlemeye , onunla konuşmaya ,her hareketini gözlemlemeye..
Ve işte şimdi daha iyi anlıyorum bir annenin tüm çocuklarını eşit ve kocaman bir sevgiyle nasıl sevebileceğini .
İrem'in bebekliğinde sanırım sevgimin yanında kaygı ve endişelerimde vardı.Berra'da sevmeyide öğrendim ,daha rahatım her konuda.Bu rahatlık ve iç huzur bebeğe de geçiyor olmalı ki , sürekli gülen,neşeli bir bebek var şimdi elimizde. Üstünün , başının daha çabuk değişiyor olması , banyosunun ve bakımlarının daha kolay ve hızlı olması , ağlama
nedenlerinin hemen bulunuyor olması bebeğide rahatlatıyor tabi ki..
İki çocuk tabiki zor.Ve bu zorluklar başlıbaşına bir post konusu olmalı::))
ama yinede ben derim ki 2. çocukta daha iyi anlaşılıyor annelik
ve yaşanması gereken bir duygu bu kardeşlik.

16 Şubat 2012 Perşembe

İkinci çocuk kolay , iki çocuk zor

İtiraf etmeliyim ki iki çocuk zor geliyor bana bu aralar ..
Bir süredir irem evde , okula gitmiyor.kafa tatili yapıyoruz. 1 mart'ta tekrar başlayacak inş..
Ama bana bu tatil pek iyi gelmedi. Annem'in aralarında 1 -1,5 yaş olan 3 küçük çocuğu nasıl büyüttüğünü düşünüyorum sürekli..
Naz İrem'de olduğum gibi degilim berra zeynep'te. Daha rahatım en başından beri ,hatırlıyorum da irem'in ilk nezlesinde korkup acile götürmek istemiştik. İlk ateşi çıktığında elim ayağım birbirine karışmıştı ,emzirirken problemler yaşamıştım , hergün doymuyor diye ne streslere giriyordum.
Berra doğduğundan beri kaç çeşit problemle karşılaştık , yeni yeni hastalıklar öğrendik.Ama hep rahattık ,hep Allah' a güvendik. Berra'nın hepsini atlatacağına inandık. Öyle de oldu.Hala takipte
olsak ta herşey iyiye gidiyor inş, daha da iyi olacak..
Velhasıl ben berra'da daha cool bi tavır sergiledim hep. Tecrübeli olmak gerçekten güzel..
2. çocuk bu nedenle gerçekten kolay.
Amaa evde biri 5 yaşında biri 2,5 aylık 2 çocuk varsa işin gerçekten zor..Hele irem gibi süsüne düşkün ve dağınık ise daha zor .Bizim hanım günde abartısız 10 çeşit kıyafet değiştirir ,ojelerini , tokalarını ,kolyelerini , çıkardığı kıyafetlerini , yatağını toplamayı öğretemedim malesef..
Hele birde onunda ağlama krizleri geldiyse , berra ile karşılıklı ağlama düeti yapıyorlar..O anda
tek düşündüğüm tabana kuvvet kaçmak , kaçabildiğim en uzak yere::))
Allah ikiz annelerinin yardımcısı olsun ,nasıl baş ediyorlar hele birde tek başınalarsa bilmem..

30 Ocak 2012 Pazartesi

En güzel kahvaltı soframız...

Bu sabah kalktığımda işte bu manzara ile karşılaştım.
Yatağımda minik berra ile uyurken içerden irem'in seslerini duydum."anneciiiim kahvaltı hazıııır , gelebilirsin." Meğer bizim kız bayağ büyümüşte , bana kahvaltı hazırlamış::)) içerik belki ve hatta oldukça sade olsa da benim için çok değerli bir sofra idi bu..Çünkü bir ilk..
En çok güldüğüm olayda sofraya oturduğumda irem'in " annecim tabağına ne koyacaksın ,çok merak ediyorum" cümlesi idi.. "Bende bişeyler hazırlarım şimdi annecim" dedim.
"sen bişeyler yapsanda kahvaltıyı yine ben hazırlamış oluyorum dimi annecim " dedi..
Ne denir ki bu soru karşısında :::))))))

24 Ocak 2012 Salı

Bu ne yaman çelişki::((

Bu Sabah ona , "okulda en çok sevdiğin ders hangisi annecim" dedim.
Başladı saymaya "resim , müzik ,hamur oynama , oyun odası , ebru ,sanat , folkloo :)
"peki sevmediğin birşey var mı" dedim. Ağzından laf alacam ya güyya:)
"eşyalarımı toplamayı ve okula gitmeyi sevmiyorum" dedi. "Okulda sevmediğin bir ders var mı annecim , onu sordum" dedim.
(okula gitmeye meraklı olmadığını ve odasını zar zor topladığını zaten biliyorum::))
"okulda sevmediğim birşey yok ,hepsini seviyorum" dedi.


Neden böyle bu çocuklar anlamıyorum , okulda son derece neşeli , eğlenceli vakitler geçirdiği halde ,arkadaşlarını , derslerini , öğretmenlerini çok sevdiği halde neden yinede evi tercih ederler ve her sabah okula gitmesem olurmu deyip anneyi daha sabahtan üzerler...

Fotoğraflar dönem sonu sınıf gösterisinden..Harikaydı yine hepsi , çok tatlılardı..ve ben ilk defa görüyormuşcasına irem'den gözümü alamadım yine..En güzel o mu yaptı ne::))) Ah bu anne psikolojisi..

16 Ocak 2012 Pazartesi

Beyaz ve Yeşilin Birlikteliği..


Burnumuzun ucu buz kesse de ,

avuçlarımız üşüsede

kış ortasında da sevdik biz botanik parkı..

4 Ocak 2012 Çarşamba

Çok sevmek kıskanmak mıdır herzaman....



Sabah kalkar kalkmaz ilk önce kardeşinin yanına koşuyor irem. Uyusa da uyumasada sarılıp öpüyor defalarca..Okula gidene kadar kucağından düşürmüyor , tüm ikazlarıma rağmen..
İrem'i almaya gittiğimde ise okuluna ,beni görür görmez kardeşini soruyor , onu gördüğünde çok mutlu oluyor , sarılıyor , öpüyor defalarca.."çok özledim seni canım kardeşim" diye diye..
Sürekli kendi kucağında olsun, kendisi sevsin istiyor , bu yüzden evimize bebek sevmeye gelenleride bir güzel sinir ediyor::))



Uzun süre uyumasına dayanamıyor , sürekli uyandı mı diye gidip gidip kontrol ediyor .
Ve uyandığında ise herkesten önce koşup , kucağına almak , sevmek , öpmek istiyor..
Çok fazla müdahele eden , sevmesine , kucağına almasına izin vermeyen bir anne olmak istemiyorum..Kardeşini bukadar sevmesi , benimsemesi çok hoşuma da gidiyor..
Berra doğduğundan beri irem'in onu kıskandığına dair tek bir hareketini sezmesemde özellikle şu yazıyıda okuduktan sonra düşünüyorum bazen kardeşini bukadar sevmesi kıskandığı anlamına gelir mi herzaman.Ufak tefek kıskançlıklar tabi ki olur kardeşler arasında ..belkide olması doğal olanı..İrem'in kardeşine olan sevgisini görenler bu sevginin altında kıskançlık yattığını söyleseler de ben bu sevginin gerçek sevgi olduğuna inanıyorum , inanmak istiyorum::)))



16 Aralık 2011 Cuma

Merhaba Yeni Yaşam::))


Uzun bir aradan sonra , yoğun geçen günlerimin arasında minicik bir vakit bulup oturabildim bilgisayarın başına.
Bundan sonra da sanırım bu yoğunluk devam edecek::))



İki çocuk annesi olmak zor olsa da güzel bir duygu.
İrem en başından beri istiyordu bir kardeşi olmasını. Hamileliğim boyunca biz de çok konuştuk, herşeyi anlattık, kardeşi olunca nasıl abla olması gerektiğini, kardeşinin nasıl geleceğini , hastaneye gideceğimizi , onun kardeşini ve beni ziyarete geleceğini ....
Bu nedenle herşeye hazırdı , ters tepki vermedi hiçbirşeye..
Ve kardeşi eve geldiğinden bugüne kadar da beklediğimizden çok daha iyiydi ona karşı ..hep böyle devam eder inş. Onunla ilgilenemediğimde bana karşı hep anlayışlı ve kardeşine karşı da herzaman sevecen olur şimdi olduğu gibi...





5 Aralık 2011 Pazartesi

Minik Misafirimiz nihayet geldi::))



Naz irem'in kardeşi , minik kızımız Berra Zeynep biraz nazlansa da 01.12.2011 perşembe sabahı saat:9.10 da dünyaya gözlerini açtı..