2 Şubat 2010 Salı
Biraz acı , biraz hüzün , ama herşeye rağmen şükür
Yaklaşık 1 ay önce yine buradan duyurmuştum teyze olacağımı,duygularımı sevincimizi . Belki erkendi ama o an için duygularımı açıklamış ,engel olamamıştım kendime....
Ama malesef kaybettik doğmadan bebişimizi.
Olsun dedik ,herşeyde bi hayır vardık dedik ve biz yine en kötü günümüzde birbirimize kenetlendik.
Şuan için tek önemli şey Tuba'nın sağlığı ve psikolojisi idi . Ve şükürler olsun ki o da çok iyi.
Allah'ım bize taşıyamiyacağımız yükler yükleme .Sen bize zorluklara dayanma gücü ver .(Amin)
22 Ocak 2010 Cuma
Yaşasın Kar...

Ne zamandır bekliyordu naz irem karın yağmasını. Hergün bana " nemazan kaydan adam yağcak annecim" diye soruyordu. Ve işte beklediğimiz kar yağdı. Kızıma söz vermiştim. Kar yağınca kardan adam yapacağımıza dair. Ve verdiğim sözü tuttum. Akşam iş çıkışı irem'le 2 saate yakın kar oynadık bahçede, komşu çoçuklarla beraber. Şahsen pek sevmem eskiden beri kar oynamayı . Sürekli üşüyen biri olarak beni üşütebilecek herşeyden uzak dururum. Ama ilk defa çok zevk aldım kızımla beraber kar oynamaktan. Geçen sene yağmamışmıydı bukadar ? Biz niye oynamamıştık ki acaba??
Kardan adamı yuvarlayacaz irem'den fırsat bulursak tabi::)))

Ayrılırken kardan adamımıza "sen ne güzel oldun böle" diyerek , öpmeyi de ihmal etmedi naz irem::))
18 Ocak 2010 Pazartesi
Tiyatroya Gittik...

Bu hafta bir tiyatroya gitmek istemiştik . Allah 2 tiyatro çıkardı karşımıza. cumartesi günü bir alışveriş merkezinin çocuklar için düzenlediği gösteriye katıldık önce. Tiyatronun adı " Çocuklar Ülkesi " . Konusu ve dekoruyla oldukça basit ama zevkli bir gösteriydi. Ve benim için en önemliside irem'in çok eğlenmesiydi . Konuşup durdu gösteride gördüğü kral ve kraliçe hakkında. Genelde 4 yaşından küçüklere tavsiye etmiyorlar çocuk tiyatrolarını. Ama bana göre hem görsel hem işitsel bir faaliyet olan bu tiyatrolar Naz İrem'in bazı şeyleri görerek kavrayabilmesi,ufkunun açılması için önemli yaşı küçük olsada ..

2.tiyatromuz ise " Pika ve Sevgi Çiçekleri"
Evimizin hemen birkaç metre ötesinde bulunan Kültür Merkezinde her hafta çocuklar için tiyatrolar , konserler ve değişik etkinlikler oluyor. Bu da belediyenin sunmuş olduğu çok güzel bir hizmet. Ve kültür Merkezine yakın olmamızda sanırım bizim için çok güzel bir nimet ::))
Burdaki tiyatro çok daha profosyenel , gösteri çok daha güzeldi. Ve inanılmaz ilgi vardı tiyatroya. Salon çok kalabalıktı , merdivenler dahi dolmuştu. Bu nedenle aynı gösteriyi arka arkaya 2 defa yaptılar izleyemeyenler için . Anne-babaların gün geçtikçe bilinçlenmesi , çocuklarının gelişimi için birşeyler yapması gerçekten çok hoş. Herşeyi okullardan, kreşlerden,öğretmenlerden beklememek lazım....
13 Ocak 2010 Çarşamba
Bol aktiviteli gecemiz....

Daha sonrada parmak boyasıyla boyama yapmak istedi canımız..Titiz kızım hem parmaklarını boyaya daldırıp boyama yapıyor hem de ardından "elim kirlendi annecim çabuk peçete " deyip elini sildiriyor zorla.
Ve son olarak oyun hamurlarımızla şekiller yaptık. "Annecim kedi yap , annecim tavşan yap , annecim hadi aaba yap " diyen irem'e sürekli top yaparak bu konuda el becerimin ne kadar iyi olduğunu gösteriyorum her defasında. En sonunda adama benzeyen bişi yaptık beraberde bu seferde susturmayı başarabildim kızımcımı. Ama en kısa zamanda kendimi geliştirmeliyim oyun hamuru şekilleri konusunda. Rezil oluyorum kızımcıma yahu her defasında::))
11 Ocak 2010 Pazartesi
Eminönü Gezimiz...
Cumartesi iş çıkışı baktım hava çok güzel tam gezmelik .Kızımcımı aldığım gibi doğru eminönüne gittik. Çok uzun zamandır gitmemiştim eminönüne. Almak istediğim bazı ıvır zıvır şeylerde olunca günü değerlendirmek istedim.
İrem'le biraz yorucu olabilir diye düşünmüştüm ama hiç te düşündüğüm gibi olmadı. Kızımcımla başbaşa son derece eğlenceli bir gün geçirdik.
Yıllar önce yaz tatillerinde istanbul'a geldiğimizde gelirdik ailece eminönüne. Ozaman okadar zevk alırdık ki çok hoşumuza giderdi. Ozamanlar babamın bizi mutlu etmek için yaptığı şeyleri bende sırasıyla kızımda uyguladım.
Önce mısır çarşısını gezdik.İrem'in en çok dikkatini çeken bu güzel terlikler oldu.

Her çeşit hayvanın bulunduğu hayvan pazarını gezdi.Hepsiyle tek tek ilgilendi , sevdi..
4 Ocak 2010 Pazartesi
Sarışın Kızlar Partisi Yaptık:::))
Cumartesi naz irem için çok eğlenceli bir gündü.İşten geldikten sonra önce mutfağa girdik .Kızımcımla beraber arkadaşlarına mamalar yaptık. Bi ara naz hanım yoruldu ve 1 saat kadar kestirdi:))
Teyze Oluyoruuummm!!!!
Ama şunu öğrendik ki hazır olmakta gerekmiyordu.Ağlaştık, sarıldık, gülüştük ve biz ailemizin 2. miniğine bir anda hazır oluverdik.Daha 7,5 ay var belki. Ama öğrendiğimiz ilk günden beri içimiz kıpır kıpır..2 haftadan beri kimseye söyleyememekten , içimizde tutmaktan sıkılmıştık.Ve tuba'nın bugünkü doktor kontrolünden sonra izni kopardım kendisinden . Ve işte haykırıyorum "Duyduk duymadık demeyin,peynir ekmek yemeyin,Ben TEYZE oluyorum..bizim ufaklık Tuba'da Anne oluyor.Küçük Anne....::))) "
Oh be rahatladım...
Nihayet 3 yıldır kızların "sen bizi anlamazsın ,sen teyzelik nedir bilemezsin" cümlelerine maruz kalmaktan kurtuluyorum .
Hala bile bunu yazarken duygulanıyorum,gözlerim doluyor. Tıpkı duyduğum ilk günden beri aklıma geldikçe gözlerimin dolduğu gibi. Bilmiyorum belki anneliği yaşamış olmam, sıkıntılarını, zorluğunu ve tabiki güzelliğini görmüş olmam ve kardeşiminde bunları yaşayacak olması duygulandırıyor beni. Ve birde her seferinde annem geliyor aklıma. Keşke diyorum her defasında keşke o da görebilseydi naz irem'i , Tuba'nın bebeğini.
Annemi kaybettikten sonra bir insanın yaşamdaki en büyük desteğinin anne olduğunu daha iyi anlamıştım. Ama anne olunca anneme herzamankinden daha çok ihtiyaç duydum."Keşke vücudumun bir parçası olmasaydı da annem yanımda olsaydı " dediğim anlar çok olmuştur.
Ama malesef hayat devam ediyor.Tek gerçekte bu şu an.
Anne şefkatini doya doya yaşayamamanın verdiği eksikliği biz 4 kardeş birbirimize bağlanarak gidermeye çalıştık.İyi ki dedik tek kardeş değilmişiz şu hayatta .Birbirimize hep destek olduk.birbirimizden güç aldık Şimdi de yeni gelenler gücümüze güç , Ailemize neşe katıyor. Onlarla seviniyoruz , onlarla mutlu oluyoruz.
Allah'ım minik bebişimizi , yeğenimizi ,naz irem'in kardeşini, ilk kuzenini sağlıklı bir şekilde kucağımıza almayı da nasip et.(Amin)
31 Aralık 2009 Perşembe
Minik Tavşanımın Kaplanbaa Sevgisi
Akşam Çaya gittiğimiz arkadaşın evinde balıkları , kaplumbağaları görünce dururmu hiç naz irem.Tek tek aldı kaplumbağaları eline sevdi,okşadı,öptü,"Annecim kaplanbaalar çok tatlı dimi baksana " deyip durdu. Sana da alalımmı dediğimizde ise "alın ama pembe olsun" dedi::)) .Kız çoçuğundanda başka bir cevap beklenmezdi zaten:)






















