17 Mayıs 2011 Salı

İşte o minicik durum:)


Hani yorgunluğuma ve halsizliğime sebep minicik bir durum var demiştim ya , sormuştunuz o durum ne diye.::))
İşte yukardaki "fasulye" bu halimin sebebi.
bugün itibariyle kendileri 12 hafta 2 günlük olmuş durumdalar..
İrem'in duaları tuttu anlayacağınız:)
Kendisine uzun bir süre daha söylemeyi düşünmüyordum aslında kardeşi olacağını.
Ama hem ben biraz sabırsız olunca , hem de irem'in "hep uyuyosun annecim , hiç benimle koşmuyosun annecim , hadi yarış yapalım annecim " gibi cümlelerine maruz kalmaktansa gerçeği açıklama ihtiyacı hissettim. Ve daha sonra verdiği ilk tepkiyi videoya almadığıma çok pişman oldum.
Hiç bukadar şaşıracağını , sevineceğini ve duygulanacağını tahmin etmiyordum. Gözleri doldu resmen çocuğun..Öptü defalarca beni ve karnımı .. " çok teşekkür ederim annecim , çok teşekkür ederim " deyip durdu..
O günden beri de son derece anlayışlı , biraz hızlı haraket etsem, " kardeşim var anne dikkat et , koşma , yavaş ol " gibi sürekli ikazlarda bulunuyor..
Ama ne zaman büyüyecek kardeşim , ne zaman doğacak diye merak ta etmeden duramıyor..
İnş sağlıklı sıhhatle doğduğu , ablasıyla birlikte oynadığı günleri de görürüz..
Bu arada bu hamilelikte farklı bir ruh hali içindeyim sanki , irem de nekadar heyecanlanıyordum.. Herşeyi onda tatmışım sanki. İçimde bir canlı büyüyor ama ben hala hamile moduna giremedim...

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Polonezköy





Pazar günü döküldük erkenden yollara ..Polonezköye gittik eşimin şirketteki arkadaşlarıyla..

"Ali Babanın Yeri " gittiğimiz yerin adı. Geniş , yeşillikler içinde hoş biyer , Çocukların da eğlenmesi için çeşitli aktiviteler var.

Tuba ve şerafettin de gelince hep birlikte daha eğlenceli oldu pikniğimiz..

Yeşillikler içinde güzel bir kahvaltı ve çay sonrasında irem için güzel bir gün başlamış oldu. Nehir'e olta attılar babasıyla balık tutamasalar da.:)

Ata ve atv' ye bindi..Dakikalarca trambolinde zıpladı..

Orada tanıştığı çocuklarla oynadı..

Parkta , çimenlerde koşturdu teyzesiyle , abisiyle...
























10 Mayıs 2011 Salı

Unutmamak için ....

*** irem , buzdolabından aldığı portakalı babasına soyması için getirmiş.
Bende biraz beklemesini , ısındıktan sonra yemesini söyledim küçük hanıma.
verdiği cevap : " Anne onun kıyafeti soğuk ama içi sıcak "



***İrem'le bir akşam yine kardeş muhabbetleri yapıyoruz. "Kardeşim olursa ve o yaramazlık yaparsa ona kızarmısın" dedi. Bende " kızsamda anlamazki annecim , küçük olacak ya o " dedim.
İrem biraz düşündükten sonra şu cevabı verdi." Hani bazen ben seni üzünce sen bana kızıyosun ya , işte ben ozaman hiçbişi anlamıyorum. Bana da boşuna kızma "



***Herakşam yanımızda yatmaya iyice alışan irem'e " annecim kendi yatağında ne zaman yatmaya başlayacaksın " diye sordum.."Kaç defa söööledim , kaaadeşim olsun ozaman yatacam"



*** İrem' e her akşam merakla sorarım " bugün okulda ne yaptınız" diye. Çok fazla bişeyler anlatmaz irem hanım. Bende çok sıkmak istemiyorum ama merak ta ediyorum..
" Yunus emre'ye çok kızdım" dedi bir akşam. (sınıfındaki bir arkadaşı).
"Neden annecim " dedim.
"Şeyma'nın köpeği oluyor ama benim köpeğim olmuyor. O kadar söylüyorum yunus emre benim de köpeğim ol diyorum ama olmuyor "
"Boşver annecim sana köpek mi yok , başka biri senin köpeğin olsun :)) "



*** Başka bir akşam da yine " ne yaptınız bugün " sorusu üzerine ,
"Şeyma'ya kızdım , bu çocuk paylaşmayı öğrenmedi " dedi.



*** Bir akşam teyzeleriyle geç saate kadar oturduk , çay içtik , irem'in deyimiyle " eeelence " yaptık..Uykusu gelen irem hanım yatmadan önce " bizde kalın esla" diye pazarlık yapmaya başladı.Bir an önce uyuması için " sen uyu , belki de kalırlar " demek zorunda kaldım..
Sabah gözünü açar açmaz, oturma odasına gitti, kızları göremeyince " eslalar kalmadı mı " dedi.
Bende " kalacaklardı ama pijamalarını getirmeyi unutmuşlar , gitmek zorunda kaldılar" dedim o anda hemen uydurarak...
Çok bilmiş hanımdan gelen cevap " ay anne , neden gönderdin kızları büüssürü pijaman var , veeeeseydin ya bitane , boşunaboşuna gönderdin."


*** İşten geldiğim an , kapıda beni gören irem küçük bir demet çiçek getirdi hemen yanıma ,
"bak annecim bugün sana süngül topladım."

3 Mayıs 2011 Salı

Lale Devri

Antikköy'den sonra hızımızı alamayıp Florya Tesislerine uğradık..
Ve sabah yataktan kalktığı ilk andan itibaren çiçek sevmek istiyorum diyen irem hanımın isteğini gerçekleştirmiş olduk.Lalelerin içinde delirdi resmen, Hangibirine gideceğini şaşırdı::)))

















Kokoş kızım yanında taşıdığı topuklu terliklerini fırsatını bulduğu an geçirdi ayağına::))












2 Mayıs 2011 Pazartesi

ANTİKKÖY



Geçen sene çok niyet ettiğimiz halde gidememiştik Çatalca'daki Antik köye..
Bu sene havanın biraz ısınmasını fırsat bilip , irem'in de çiçek hasretini biraz gidermek adına bi uğrayalım bakalım dedik şu meşhur Antikköy'e.





Köy havası verilmiş , tavşanların , minik atların olduğu , horozların , tavukların dolaştığı , çocukların güzel vakit geçireceği , eğleneceği hoş biyer .








İster yer sofralarında istersen masalarda oturabiliyorsun , etini oradan alıyorsun ve ızgaranı yapıyorsun. Yanlız et fiyatlarını biraz abartmışlar. Karışık ızgaralık etin ( sucuk , köfte , tavuk ) kilosu 85 tl idi. Gidecek olanların bilgisine::))























1 Mayıs 2011 Pazar

Sihirli Anahtar::((


Cumartesi iş çıkışı topladığım gibi 5 kafadarı tiyatroya götürdüm::)))
Tiyatronun adı "Sihirli Anahtar" idi. Ve de son derece sıkıcıydı::))))
Çocukların biri uyudu , biri uyandı. Neyse dedik , birlikte olmaları da güzel dedik , Bundan da zevk almaya çalıştık...



( İrem'e kağıtlar yetmemiş olacak ki kulağının üstünüde boyamış..)









27 Nisan 2011 Çarşamba

Uykuuu , uykuu, bütün istediğim buyduuu::))))

Sürekli bir yorgunluk , halsizlik var üzerimde son zamanlarda..





Bir türlü gelemeyen baharın , iyice düzensizleşen TSH hormonlarımın ve bir de minicik bir durumun?? ;) bunda çok etkisi var tabi..




Leyla gibi dolaşıyorum iş yerinde..Bilgisayarın başına oturduğum an kapanıyor gözlerim...Ah bu işyerlerinde bir de uyku odası olsa ya yasa gereği:))






Masamın üzerinde işlenmeyi bekleyen formlar ve raporlar , yapmak istediğim onca şey , bitirilmeyi bekleyen birsürü kitap , irem'le yapılacak bir sürü faaliyet ve evde düzenlenmeyi bekleyen dolaplar , çekmeceler için bana enerji gerek..



Ama öncesinde şu masamın kenarına kıvrılıp bir uyumam gerek:)


Dipnot: Fotoğraflar odamdaki deniz akvaryumundan. Akvaryumun içinde bulunan balıklar , anemonlar , mercanlar , rengarenk şakayıklar , onlarca deniz minareleri ve arasırada olsa kayalıkların arasından korka korka başını çıkaran karides bir nebzede olsa rahatlatıyor beni. O yaratılış harikalarına her baktığımda onları bu kadar kusursuz yaratan Allah'a bir kez daha şükrediyorum..

26 Nisan 2011 Salı

Sevdim Seni "4"








Nedense sevdim ben bu dört yaşı ...





Tamam eskiye göre daha haraketli ,az biraz daha inat , daha bir "dediğim dedik çaldığım düdük" olsa da daha arkadaş ,daha bir anlayışlı sanki bana..





Kendi istekleri var , sevdikleri , sevmedikleri , arkadaşları , heyecanlanmaları var ...Okulda yaşadıklarını , gördüğü rüyaları tatlı tatlı anlatması var..Onunla hayat hergeçen gün daha zevkli...

İlk defa bu sene doğum günü için heyecanlandı irem. İlk defa bu sene gelecek hediyeleri çok merak ettiğini söyledi..Kıyafetine çok ama çok önem verdi..
Ve ilk defa bu sene doğum günü için hazırlık yaparken bana teşekkür etti::)))

Velhasıl-ı kelam, netice-i meram 4 yaşına kadar doğum günü kutlanmasa da olurmuş::)))



26 Mart 2011 Cumartesi

Yavru Appatot Olmak Zor:)


Çok sevdik biz bu kitabı , şiirsel anlatımını .
Dün gece tahminimce 7-8 defa okumuşumdur bu kitabı irem'e..
Yalan yok ilk okuduğum da çok duygulandım , Anne yılanbalığının yumurtalarını düşündüğü bölümde... ::))) Ah noni ah ahtapotları sevdirdin bize...
Kitabın kapagı ciltli olanlardan , sayfalar saglam, yırtılmaya musait degil, dayanıklı. cizimler merak uyandırıcı ve gercekten cok cok guzel..
Yaş aralığı 3-8 yaş yazıyor. Ama bence 30 yaşa da gider::))) Yapı Kredi yayınlarından..
Kesinlikle tavsiye ediyorum...

10 Mart 2011 Perşembe

Bir Kar Masalı;)

Beklediğin kar nihayet yağdı mart'ta..Fazla olmasa da 1 saat oynayabildik seninle bahçede...
"Karların üstüne yatmak istiyorum" dedin , yüzüme baktın .. "Yat annecim" dedim , "ıslanmazmıyım" dedin. "Önemli değil" dedim..Yattın , iyice yapıştırdın kendini yere, izin daha iyi çıkarmış , öyle söyledin;)..

Karda kayan çocukları gördün , "bende kaymak istiyorum" dedin , yüzüme baktın, hep benden bir onay bekliyormuş gibi.."Kay annecim" dedim ."Çamur olmaz mı " dedin.. "Çamur olması önemli değil , sana birşey olmasın , dikkatli ol" dedim. "Sen meyak etme annecim" dedin. Tırmandın hızlı hızlı , eldivensiz ellerinle , ben eldivenle bile donarken..

Minicik bir kardan adam yaptık seninle , yapraktan ağız , kurumuş dallardan göz ve burun yaptık. Daha resmini bile çekemeden bir tekme attın , "yıkmak çok zevkliymiş" dedin:)

Bu sefer daha soğuktu sanki kar. Seninle bundan bile zevk aldım ya , bende buna şaştım..

Çok özlüyorum seni , işyerindeyken sana kavuşacağım anı iple çekiyorum hep.. Ama büyüdüğünden midir nedir, bu aralar sevdirmiyorsun bile kendini fazla. Hep bir meşgalen var , özellikle resim yapmak..Hiç bıkmadan sürekli birşeyler çiziyorsun. Yaptığın her resme çok değer veriyorsun , tıpkı bizim onlara çok değer verdiğimiz gibi.. Bana şimdiden " annecim kardeşim olursa resimlerimi yırtar diye korkuyorum , ozaman ne yapmalıyım "diye sordun.."Kardeşim bunları yırtmanı ve dokunmanı istemiyorum " dersin güzel bir şekilde , seni dinler çünkü sen onun ablası olacaksın, dedim. "tamam , oyuncaklarıma ve boyalarıma dokunabilir , izin almasına gerek yok ama resimlerime ve kağıtlarıma dokunmasını istemiyorum"dedin. "istersen oyuncakların ve boyaların içinde senden izin alabilir." dedim ve verdiğin cevap karşısında ben utandım. "Yok annecim gerek yok , sürekli izin mi alacak çocuk , izin istemek olmasın, ben onla mı uğraşcam, oyuncaklarla oynasın işte orda duruyor" .
"Haklısın , sen bilirsin annecim . onlar senin, sen nasıl istiyorsan öyle olsun" dedim...
Bu aralar bir kardeş isteğidir gidiyor , bakalım ne olacak bu işin sonu;))